Barış İçin Kadınlar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR KAMPANYALAR SİTENE EKLE RSS İLETİŞİM KÜTÜPHANE

EN ÇOK OKUNANLAR

kadınlar barış sürecinde aktif yer alıyor-3 Mart 2013 Basın Açıklaması Metni

kadınlar barış sürecinde aktif yer alıyor-3 Mart 2013 Basın Açıklaması Metni

Tarih 09 Nisan 2013, 14:04 Editör

Türkiye bir süredir yeni bir müzakere sürecine tanıklık ediyor. Ancak barış mücadelesinin içinde yer alan gruplar; genelde toplumsal kesimler özelde ise kadınların müzakere sürecine yapacakları kritik katkı gözardı ediliyor. Bu nedenle biz kadınlar müzakere sürecine müdahil olmanın yollarını aramak amacıyla bir araya geldik.

Türkiye’de yaşayan farklı sosyal ve politik çevrelerden, farklı inançlardan, farklı cinsel yönelimlerden kadınlar olarak, son otuz yıldır süren savaş ve çatışma ortamı ile devlet militarizmi ve şiddetinin kadınları ne denli etkilediğini defalarca belirttik. Savaşın ve çatışma ortamının bitmesi, militarizm ve şiddetin ortadan kalkması için kadınlar olarak evlerde, sokaklarda, örgütlerde, partilerde ve derneklerde büyük bir barış mücadelesi verdik. Bu büyük barış mücadelesi bugün yeni bir evreye girdi. Türkiye bir süredir yeni bir müzakere sürecine tanıklık ediyor. Ancak barış mücadelesinin içinde yer alan gruplar; genelde toplumsal kesimler özelde ise kadınların müzakere sürecine yapacakları kritik katkı gözardı ediliyor. Bu nedenle biz kadınlar müzakere sürecine müdahil olmanın yollarını aramak amacıyla bir araya geldik. 

30 yıllık çatışmalar ve savaş toplumun her kesimini ağır bir şekilde etkiledi ama kadınları daha çok etkiledi. Zorunlu göç sonucu köylerinden, kentlerinden koparılarak büyük kentlerin varoşlarında yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edildiler. Şiddeti en çıplak haliyle yaşadılar, tacizin ve tecavüzün mağduru oldular. Çocuklarını, eşlerini, çatışmalarda faili meçhullerde yitirdiler, bütün bunlara rağmen 30 yıldır barış mücadelesinde aktif bir şekilde yer aldılar.

Kadınlar sadece savaştan en çok etkilenen kesimler olsa da toplumun tüm alanlarında olduğu gibi barış sürecinin demokratik ve katılımcı inşası için de temel aktörlerden biridir.

Dünyanın diğer ülkelerinde İrlanda’da, İspanya’da, Bosna’da, Kenya’da, Burundi’de, Nepal’de, Filipinler’de, Guatemala’da, El Salvador’da, Filistin’de ve buna benzer toplam 100’ü aşkın ülkede yaşanan çatışmalarda 1990 ile 2012 arası 582 barış antlaşması yapılmış ve buralarda kadınların temsiliyetinin çok düşük olduğu görülmüştür.

Ancak onların mücadeleleri sonucunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2000 yılında Türkiye’nin de imzaladığı 1325 sayılı kararda ve Avrupa Parlamentosunun da desteklediği Avrupa Konseyi Üsküp Deklarasyonunda kadınların barış görüşmeleri de dahil olmak üzere barışın tesisinin her safhasına katılmaları gerektiği ve bu hakka sahip olduklarını belirtti.

BM Güvenlik konseyi 1325 sayılı kararı şöyle der.

“Kadınların çatışmaların önlenmesi, çözümlenmesi ve barışın sağlanmasındaki önemli rollerini yeniden teyit ederek,

Barış ve güvenliğin korunması ve geliştirilmesine yönelik çabalara kadınların tam olarak dahil edilmelerinin ve eşit katılımlarının önemini, çatışmaların önlenmesi ve çözümlenmesiyle ilgili kararların alınmasında rollerinin artırılmasının gerekliliği üzerinde durarak,

Üye Devletlere, çatışmaların önlenmesi, yönetilmesi ve çözülmesiyle ilgili ulusal, bölgesel ve uluslararası kurum ve mekanizmalarda kadınların tüm karar alma düzeylerinde daha fazla temsil edilmelerini sağlama konusunda çağrıda bulunur;

Kadınların yerel barış girişimlerini ve çatışmaları çözmeye yönelik yerli topluluklara ait süreçleri destekleyecek ve barış anlaşmalarının bütün uygulama mekanizmalarında kadınları içerecek tedbirler almaya çağırır ve silahlı çatışmaların kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri, kadınların barışın sağlanmasındaki rolü, barış ve çatışma çözme süreçlerinin toplumsal cinsiyet boyutları hakkında bir çalışma yapmaya davet eder.

 

Üsküp Deklarasyonunu benzer bir şekilde;

“Yerel, ulusal, uluslar arası ve bölgesel düzeydeki tüm karar alma mekanizmalarında ve barış oluşturma sürecindeki pazarlıklar ve demokratikleşme süreci de dahil, çatışma çözümü, yürütülmesi ve önlenmesindeki kadınların tam katılımını sağlamak,

 

Çatışma çözümü ve önlenmesinde, barış anlaşmaları, demokratikleşme de dahil, tüm faaliyetlere toplumsal cinsiyet perspektifini entegre etmek,

 

Çatışma çözümü ve barış süreçlerinde yaşamanın bir toplumsal cinsiyet görüntülemesi yapılmalı ve bütçeleme, yasama, politika süreçlerine sistematik bir toplumsal cinsiyet etki değerlendirmesi katılmalıdır.” der.

 

Ayrıca bu kararlara göre, barış müzakereleri kadınlar ve kız çocuklarının savaşta gördükleri zararı telafi etmek ve yine barış mücadelesinde edindikleri örgütlenme deneyimlerini devam ettirebilecekleri özgürlük ortamlarını garanti altına almak zorundadır.

Dünyada yaşanmış olan ve kimi zaman yap-boz tahtasına dönen barış görüşmeleri şu gerçeği göstermiştir.

Barış müzakerelerine kadınlar katılmazsa;

-         Barış toplumsallaşmaz.

-         Barış sürdürülebilir olamaz.

-         Barış yerelleşemez.

-         Barış, savaş sırasında uğranmış kayıpları dikkate almaz ve telafi edemez.

-         Barış süreci şeffaf olamaz.

-         Barış cinsiyete duyarlı olamaz.

Bu sebeple de toplumda küskünlük, anlamsızlık, isteksizlik ve ihanet duyguları yerleşir.

 

Barış mücadelesine kadınlar katılmazsa toplumda eşitlik ve demokratikleşme sağlanamaz. Barış mücadelesinde kamusal alana çıkmış ve toplumsal roller edinmiş kadınlar tekrar eve dönmeye zorlanır. Savaşın kışkırttığı militarizm barış zamanında kadınlara şiddete, baskıya dönüşür. Barış müzakerelerine kadınlar katılmazsa savaşın ne denli cinsiyetçi olduğu unutuluverir ve barış da cinsiyetçi oluverir.  Barış dili gündelik hayatın parçası olmaz.

Biz kadınlar; uzun yıllardan beri etnik, dini ve sınıfsal farklarımızla beraber barış mücadelesi verdik. Savaş ve etkileri üzerine, savaşın sebepleri ve militarizmin tezahürleri üzerine düşündük, konuştuk, eyledik. Dünyanın başka yerlerindeki diğer kadınlar gibi barışmak ve barışı sürdürebilmek üzerine deneyim ve birikim sağladık. Bundan böyle ise resmi taraf, gözlemci, arabulucu, danışman, yorumcu, tanık, vb., rolleri üstlenerek barış müzakerelerine müdahil olmak için toplanacak ve örgütleneceğiz. Kadınlar olmadan barış olmaz. Eril bir barış sürdürülemez.

BARIŞ İÇİN KADIN GİRİŞİMİ

Bu haber 1590 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Metin Ve Bildirilerimiz

barış için kadın forumu-ist.-17-18 ekim 2009

barış için kadın forumu-ist.-17-18 ekim 2009 Barış İçin Kadın Girişimi olarak bu talepler çerçevesinde yola çıkarken öncelikle operasyonların durdurulmasını ve ...

Kadınlar barış sürecinde aktif rol alıyor-konferans sonuç metni için basın açıklama-7 mayıs2013

Kadınlar barış sürecinde aktif rol alıyor-konferans sonuç metni için basın açıklama-7 mayıs2013 Basın İçin Kadın Girişimi tüm taraflarla görüşecek! BM 1325 kararı için alternatif eylem planı oluşturacak! G...


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi