Barış İçin Kadınlar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR KAMPANYALAR SİTENE EKLE RSS İLETİŞİM KÜTÜPHANE

EN ÇOK OKUNANLAR

alper birdal -Hakikat Komisyonları işe yarar mı

alper birdal -Hakikat Komisyonları işe yarar mı

Tarih 16 Temmuz 2013, 21:53 Editör

BDP, son zamanlarda hakikat komisyonları kurulması ve bu komisyonların, 30 yıllık savaşın tarihini araştırması çağrısında bulundu. BDP, Güney Afrika daki komisyonları örnek gösterse de, çok daha yakın bir örnekte neler yaşandığını Türk basını hiç yazmadı.

“Hakikat Komisyonları” işe yarar mı?

 

Alper Birdal


BDP, son zamanlarda “hakikat komisyonları” kurulması ve bu komisyonların, 30 yıllık savaşın tarihini araştırması çağrısında bulundu. BDP, Güney Afrika’daki komisyonları örnek gösterse de, çok daha yakın bir örnekte neler yaşandığını Türk basını hiç yazmadı.

Mayıs ayının sonundan bu yana çatışmaların tırmanmasıyla birlikte Kürt sorunu, bir kez daha ülke gündeminin merkezine oturdu. Bu ortamda Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) dile getirdiği önerilerden biri, bağımsız uzmanlardan oluşacak “hakikat komisyonları” kurulması ve bu komisyonların geçmişe dair araştırmalar yaparak hakikati gün yüzüne çıkartması yönündeydi.

Türkler ve Kürtler’in ayrı yaşamasının tartışma konusu dahi yapılmaması gerektiğini belirten çıkışıyla dikkat çeken BDP Milletvekili Hasip Kaplan, dün yaptığı açıklamada hakikat komisyonu önerisini tekrar dile getirerek şunları söyledi: “Çatışmasızlık sürecinin yakalanması demek silahların susması demek. Aynı zamanda da mecliste bir araştırma komisyonu kurup, bütün partilerin katıldığı uzmanları dinleyen bir çalışma yaparsak son 26 yılda nerde hata yaptık, bunu biraz araştırabilirsek mecliste de kısa orta uzun vadede neler yapabileceğimizi konuşursak, Türkiye’de ayrılığı konuşmaktan çok daha hayırlı olur. Türkler Kürtler ayrılsın demekten daha hayırlı olur.”

Nedir hakikat komisyonları?
"Hakikat komisyonları", hükümetlerin geçmişte yaptıkları yanlışları ortaya çıkarmak ve geçmişten gelen çelişkileri çözmek üzere oluşturulan komisyonlara verilen isim.

Bu komisyonlar, devlet tarafından kurulmanın da verdiği avantajla söz konusu döneme ait arşivler de dahil çok sayıda kanıtı inceleyerek, devletten bağımsız uzmanların da bulunduğu ekiplerle raporlar hazırlıyor. Raporlar ışığında, hakikat komisyonları, ülkeyi geçmişle “yüzleştiriyor” ve “uzlaştırıyor”.

Güney Afrika örneği
Şimdiye dek 20’ye yakın ülkede hakikat komisyonları oluşturuldu. Komisyonlar, en fazla Güney Afrika’daki deneyimden dolayı tanınıyor. Güney Afrika’da apartheid rejiminin yenilmesinin ardından 1995 yılında kabul edilen “Ulusal Birliği ve Uzlaşmayı Destekleme Yasası” gereği kurulan hakikat komisyonları, geçmişteki suçlara urtak olmuş kişileri bunları “itiraf etmeye” teşvik ediyor ve böylece bu kişileri işledikleri suçların mağdurlarıyla uzlaştırmaya çalışıyordu.

Komisyonlara yöneltilen en büyük eleştiri ise, mağdurların ihtiyacı olanın “uzlaşma” değil, adalet olduğu idi. Birçok apartheid karşıtı aile, yakınlarının ölümüne sebep olanların itirafa teşvik edilmesi değil, cezalandırılması gerektiğini savunuyordu.

Güney Afrika’daki hakikat komisyonları deneyimi, genel olarak bu modeli savunanlar tarafından neredeyse tek başarılı örnek olarak gösteriliyor. Güney Afrika’daki modelin belli bir başarı sağlamış olmasının temel nedeni ise, bir rejim değişikliğinin ardından gelmesi idi. Apartheid rejiminin yenilgiye uğramış olması, bu rejime ait suçların araştırılmasına fırsat sağladı.

Güney Kore’de hakikat komisyonu
Geçmişinde yüzleşmesi gereken kocaman ve karanlık bir dönem olan ülkelerden biri ise, yaşananlar nedeniyle bugün iki ayrı ülkeye bölünmüş olarak yaşayan Kore geliyor. Güney Kore’de Aralık 2005’te liberal devlet başkanı Roh Mu-hyun döneminde “ulusal birlik adına geçmişle uzlaşmak” hedefiyle, 1945’te Kore’nin Japon sömürgeciliğinden kurtuluşundan, diktatörlüklerle geçen dönemi kapsayarak 1980’lere kadar süren dönemi araştırmak üzere bir hakikat komisyonu kuruldu.

İki gün önce bu komisyon, dört buçuk senelik ömrünün sonuna geldi ve kaldırıldı. Komisyon, başlangıçta kısa sürede çok önemli gerçekleri açığa çıkardı, ancak hemen ardından bastırıldı ve sonunda geçtiğimiz haftasonu tamamen kapatıldı. Güney Kore’deki hakikat komisyonunun hikayesi, bu modelin sınırlarını ve zaaflarını göstermesi bakımından önemli bir örnek sunuyor. Güney Afrika’nın aksine başka bir rejim altında değil, geçmişte bu suçları işlemiş olan rejimin devam ettiği bir ortamda çalışan komisyonlar, siyasi sebeplerle sönümlendirildi. Daha önemli bir sebep ise, komisyonun attığı her adımda ABD’nin ve diğer emperyalist güçlerin, Kore savaşındaki insanlık dışı tavırlarının gün yüzüne çıkmasıydı.

ABD katliamları açığa çıkarken...
Komisyonun açığa çıkardığı en çarpıcı suçlar, tahmin edilebileceği üzere Kore Savaşı dönemine aitti. Komisyon, Kore’de herkesin bildiği bir gerçeği, ABD ve Güney Kore yetkililerinin 1950’li yıllarda gizlice toplu siyasi kıyımlar yaptığını resmen ilan etti. Tarihçiler, bu katliamlarda 200 bine yakın kişinin öldüğünü belirtiyor.

Komisyon, kurulmasının ardından derhal halkın dilekçe yağmuruna tutuldu. Binlerce başvurudan incelenebilenler, kısa sürede 200’den fazla örnekte ABD ordusunun, Güney Kore istihbaratından “şu yerleşim yerinde komünistler var” bilgisi almasının ardından söz konusu yerleşim yerini, çoğunlukla köyleri, kimseyi ayırmadan topluca öldürdüğünü ortaya koydu.

Aslında bu katliamların bir kısmı, ABD’de yasalar gereği gizliliği kaldırılan bazı belgeler üzerinde araştırmacıların yaptıkları araştırmalar sonucunda kesin olarak öğrenilmişti. Örneğin bu gibi belgeler sayesinde, ABD’nin Güney Kore’de mültecilerle dolu bir mağaraya napalm bombası atarak 360 kişiyi yakarak öldürdüğü olayı kanıtlamıştı.

Ancak Güney Kore’deki hakikat komisyonunun faaliyeti, bundan çok daha fazlasını vaat ediyordu. Komisyon giderek daha fazla olayı aydınlığa kavuşturmaya başladı – Kore'nin birkaç yıllık tarihinde bile aydınlığa kavuşturulacak binlerce, belki on binlerce olay vardı.

Aman ilişkiler zedelenmesin!
Komisyon faaliyetini sürdürürken, muhalefetteki Büyük Ulusal Parti komisyonun faaliyetinin Güney Kore-ABD ilişkilerine zarar verebileceği gerekçesiyle tepki göstermeye başladı.

Lee Myung-bak’ın partisi, Aralık 2007’deki seçimleri kazandı. Böylece hükümetle komisyon arasındaki gerilim, farklı bir boyuta taşınmış oldu. Komisyon, her türlü baskıya rağmen yeni gerçekleri “gün yüzüne taşımayı” sürdürüyordu. Çünkü aslında Kore’de bu gerçeklerin büyük kısmı zaten apaçık ortadaydı, ancak resmi bir sıfatla bunlara el atılmamıştı.

Komisyon bitiriliyor
Gerilimin en büyük sebebi, komisyonun ilk yıllardaki çalışmalarının sonucu olarak hükümete, ABD hükümetinden tazminat talep etmesi önerisinde bulunmasıydı. Komisyon, ABD’nin ayrım gözetmeden herkesi öldürdüğünü kanıtladığı saldırılarda yaşamını yitirenlerin yakınları adına ABD’den tazminat talep edilmesi gerektiğini savunuyordu.

Ancak Lee hükümeti elbette bu öneriyi soğuk karşıladı. Hükümet, komisyonla mücadelesinde asıl darbeyi, geçtiğimiz yılın sonlarında vurdu. Komisyonda görev yapan uzmanların sözleşmeleri, bu döneme kadar yapılmıştı. Sözleşmelerin yenilenmesi gerekiyordu. Fakat hükümet, 15 uzmanın sözleşmesini yenilemek yerine feshetti ve komisyona başka kişiler atadı.

Yeni komisyonun ilk işi, 2009’da yayınlanmış olan İngilizce raporu geri çekmek oldu. Ardından komisyon, ABD’den tazminat istenmesi şartlarını zorlaştırdı: Ancak ABD silahlı güçlerinin resmi belgeleriyle de kanıtlandığı durumlarda mağdurların tazminat isteyebilecekleri kararı alındı.

Komisyon, geçtiğimiz 29-30 Haziran’daki oturumunda apar topar “ABD askerlerinin hiçbir ciddi hatalı davranışta bulunmadığı, bu örneklerin tümünün askeri zorunluluk olduğu” sonucunu hükme bağladı. Komisyon, birkaç önemsiz olayda “düşük dereceli kanunsuzluklar” tespit etti, ve bunlardan dolayı tazminat istenemeyeceğine hükmetti.

30 Haziran’da ise komisyon tamamen kapatıldı.

Hakikat komisyonları siyasete bağlı
Hakikat komisyonlarının çeşitli ülkelerdeki örneklerine bakıldığında, bu komisyonların temel sıkıntısının, inceleme konuları olan suçların bireysel değil düzenin organize suçları olması, ancak komisyonların da bizzat aynı düzen adına çalışmaları olduğu görülüyor.

Bir diğer sıkıntı ise, dünya tarihinde bu tip suçların hemen hepsinde emperyalist ülkelerin de rolü olması. Emperyalist baskılar da hükümetlerin bu hakikat komisyonlarına tam bir hareket serbestliği vermesini engelliyor.

Türkiye’ye bakıldığında, hem düzenin değişmesi bir yana, suç işleyen aynı düzenin, neredeyse aynı aktörlerle aynen yola devam ediyor olması ve emperyalizme bağlılığın derecesi, diğer ülkelerdeki deneyimler de göz önüne alındığında, kurulacak bir hakikat komisyonunun baştan hükümsüz kalacağına işaret ediyor.

Bu yazı sol portal”dan alınmıştır.

 

Bu haber 1427 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

savaşta kadın hakikatleri- döküman

B. ARIKAN- H. ALKAN-hak ihlallerinin gerçeğini oluşturmak

B. ARIKAN- H. ALKAN-hak ihlallerinin gerçeğini oluşturmak Bizim hakikat arayışımızın nihai hedefi kadın hakikatlerine ulaşmak. Ancak hakikatin farklı yüzlerinin neler olduğu...

hülya dinçer-arjantin'den 500. haftaya kayıplar ve hakikat mücadelesi-bianet

hülya dinçer-arjantin'den 500. haftaya kayıplar ve hakikat mücadelesi-bianet Türkiye’de yüzlerce kaybın faili cezasız bırakılır hatta ödüllendirilirken, Arjantin’de sokakta yükselen hakikat v...


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi