Barış İçin Kadınlar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR KAMPANYALAR SİTENE EKLE RSS İLETİŞİM KÜTÜPHANE

EN ÇOK OKUNANLAR

nukhet sirman-anadil ve anadilde kadının önemine ilişkin sorularımızı yanıtladı.özgür gündem

nukhet sirman-anadil ve anadilde kadının önemine ilişkin sorularımızı yanıtladı.özgür gündem

Tarih 18 Eylül 2014, 22:12 Editör

Anadil aslında illaki ananın kullandığı dil değildir. Bir çocuğun ilk intibalarını oluşturduğu ilk imgelerini anlamlandırdığı, çevresinin bilgisini, algısını, duygusunu kendine mal ettiği dildir. Bu yüzden duygusallığın ve duygunun dilidir öncelikle. Ana kavramların, temel koordinatların dilidir.

Güncellenme : 10.09.2014 07:32 Yeni bir eğitim yılı daha başladı ve anadil tartışmaları tekrardan gündemde. Mersin’deki Kürt kadınlarının anadilini yaşatması üzerinde araştırma gerçekleştiren Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’den Prof. Dr. Nükhet Sirman anadil ve anadilde kadının önemine ilişkin sorularımızı yanıtladı. -Öncelikle yeni eğitim yılı başlarken biraz anadilde eğitimin öneminden bahsedebilir miyiz? Anadil aslında illaki ananın kullandığı dil değildir. Bir çocuğun ilk intibalarını oluşturduğu ilk imgelerini anlamlandırdığı, çevresinin bilgisini, algısını, duygusunu kendine mal ettiği dildir. Bu yüzden duygusallığın ve duygunun dilidir öncelikle. Ana kavramların, temel koordinatların dilidir. Bu dil daha sonra ve ancak eğitim dili olduğunda daha karmaşık kavramların anlaşıldığı ve aktarıldığı yetişkin, akıl diline dönüşebilir. Anadilde eğitimin olmayışı o dilin hep çocukluk dili olarak kalması demektir. Çocuk, duygu dilinin gelişip dönüşmesine tanık olamaz, bir anlamda kendi değişme ve dönüşümüne de tanık olamaz. Aynı biçimde dil de eğitim dili olmadığı zaman gelişemez, değişen hayat koşullarına ayak uyduramaz; bir anlamda o dil de yaşayan bir dil olmaktan çıkar. Çünkü değişim dillerin yaşamsal ihtiyacıdır. Hiçbir dil saf değildir, yaşam biçimleri ve maddi ve manevi bağlam değiştikçe yeni sözcükler, yeni kavramlar ortaya çıkar. Bir dilin bu süreci yaşaması için eğitim dili olması çok önemli bir etkendir. - Kadınların anadili yaşatmada ne gibi rolleri var? Kadınlar çocuklara bakan kimseler oldukları için tabii ki dilin öğrenilmesinde çok önemlidirler. Anaya olan bağlılık ve sevgi ananın üzerinden ananın diline de aktarılır. Ananın kullandığı sözcükler, anlatım biçimleri kişi büyüdükçe o çocukluğu, o saf duygusallığı da çağrıştırdığı için değerli olur. Burada bu değer, bu dilin duygu ile dolu olması anlamına geliyor. Yani sözcüklere, anlatımlara, belirli sahnelere ya da nesnelere illaki bir duygu da bağlıdır. Nötr bir dil değildir, yani ilk öğrenilmeye başlandığı anda aklın ya da bilimin dili olamaz. Ancak dilin duygu yüklü olması, dilin duygusunun sadece özlem, ya da sevgi olması demek değildir. Korku, tiksinti ya da öfke gibi duygular da bu dil üzerinden kazanılır, bu dil tarafından çağrıştırılır ve anlam kazanır. Dolayısıyla anadil güçlü bir dildir, insanı harekete geçirir. -Anadilin sürdürücüsü kadındır diyebilir miyiz? Anadilin sürdürücüsünün kadın olup olmadığı ise bambaşka bir konu. Bu konuda yapılan araştırmalar çok sınırlı ve bunlar da okulda kızların erkeklere oranla çok daha çabuk Türkçe öğrendiklerini ve en azından okulda Kürtçe konuşmadıklarını gösteriyor. Öte yandan 40 yaş üzeri çoğu Kürt kadın Türkçe’yi ya bilmiyor ya da Mersin’deki kadınlar gibi öğrenmek istemiyor. Bu durumda orta yaştaki kadınlar Kürtçe’nin halen konuşulmasını mümkün kılıyor gibi görünüyor. Öte yandan 90’lar ve göç sonrası birçok ailenin çocuğunu korumak için evde bile Kürtçe konuşmamaya çalıştığını biliyoruz. Sokak Türkiye ise ev Kürdistan’dır Mersin’de yaptığımız bir araştırmada ise birçok kadının ev içinde Türkçe konuşmayı reddettiğini gördük. Bir kadın, “Sokak Türkiye ise, ev Kürdistan’dır” demişti. Evde anne Türkçe’yi öğrenmeyi ret edip sadece Kürtçe konuşunca, anadil sadece çocukluğun dili olmaktan çıkıp Kürt/Türk farklılığını anlamanın, toplumsal hiyerarşi içinde Kürtçe konuşanın nerede durduğunu öğrenmenin, yani politik bilinçlenmenin de dili oluyor. Evde erkek sokağın dilini yani Türkçe konuştukça Türkçe egemenin, Kürtçe ezilenin (ve tabii başkaldırının) dili haline geliyor. -Toplumsal cinsiyet ve anadil arasindaki bağ nedir? Aslına bakarsanız, toplumsal yaşamın birçok alanında olduğu gibi dil de toplumsal cinsiyete göre farklılaşır. Birçok araştırmacı kadınların dilinin daha somut, daha az sözcük içeren bir dil olduğunu iddia ederler. Bunun ne kadar doğru olup olmadığını değerlendirmek zordur ama kadınların dilinin daha yerel, daha gündelik olduğunu gözlemlemek kolaydır. Bu yüzden de kadınların dilinin daha çocuksu olduğu söylenir. Bu ne kadar doğrudur bilinmez ama, toplumsal cinsiyete göre dayatılan işbölümüne göre duygu hep kadınların işidir. -Son olarak sizce anadilde eğitim için atılması gereken acil adımlar veya yapılması gerekenler nelerdir? Anadilde eğitim için atılması gereken acil adımlar konusunda fazla bir şey söyleyemem. Ancak iki konu çok önemli: 1) çocukların ilgisini çekebilecek bir müfredatın hazırlanması ve bu müfredata uygun ders materyellerinin geliştirilmesi lazım. Bu konunun içinde başka bir ciddi konu daha var: Nasıl bir Kürtçe? Gündelik Kürtçe bu öğretilen dilin neresinde duracak? Farklı ağızlar öğretilecek mi, yoksa tekil bir standarda doğru mu gidilecek? 2) Bu dili ve farklı müfredatı uygulayabilecek öğretmenlerin nerede ve nasıl yetiştirileceği. Bu alanda da çeşitli tartışmalar hala mevcut.

Bu haber 1237 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Basında Biz

diyarbakır barış nöbetinin haber linkleri- 6 şubat 2016

diyarbakır barış nöbetinin haber linkleri- 6 şubat 2016 diyarbakır barış nöbetinin haber linkleri

'Lice'de kadınlar barış istiyor' etkin haber ajans-25 ağustos 2014

'Lice'de kadınlar barış istiyor' etkin haber ajans-25 ağustos 2014 Barış için Kadın Girişimi, Lice'de yaşanan katliamla ilgili izlenimlerini açıkladı. Girişim, kadınların barış i...


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi