Barış İçin Kadınlar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR KAMPANYALAR SİTENE EKLE RSS İLETİŞİM KÜTÜPHANE

EN ÇOK OKUNANLAR

kadın örgütlerinden açıklama-savaş böyle bitirilmez.

kadın örgütlerinden açıklama-savaş böyle bitirilmez.

Tarih 01 Kasım 2014, 13:29 Editör

Kadınlar için yeterli kıyafet, duş veya hijyen ve sağlık için gerekli düzenlemeler yok. Üstelik valilik talimatı ile sınıra en yakın köylerden başlanarak “güvenlik” veya “havan topu düşebilir” gibi gerekçelerle köylülere herhangi bir yer göstermeksizin gazla, panzerle köyler boşaltılıyor.

. Savaş Böyle Bitirilmez! Kobanê’de IŞİD’e destek vererek Türkiye’de ve Kürdistan’da Barış Olmaz! Ortadoğu’da İslam’ı referans aldıkları iddiasıyla kadınları kıskaca alan, yaşam alanlarını daraltan, direnme haklarını yok sayan ve katleden erkek egemen hareketlerin/rejimlerin karşısında katılımcı demokrasiyi, kadınların özgürlük mücadelesini kendisine temel almış olan Rojava/Kobanê’ye yönelen saldırılar karşısında kaygılıyız ve öfkeliyiz. Yaşananlar sınırın öte yakasında, “bize” uzak, “bizden” olmayanların savaşı değil. Kobane’de yaşanan savaş halkların ve kadınların özgürlük mücadelesi ile Ortadoğu’da özgürlükleri her ne pahasına olursa olsun yok etmeye çalışanların eli kanlı maşası IŞİD çetesi arasındadır. Kobanê IŞİD saldırısı altında. Direniyor! 15 Eylül’den beri pek çok kesimden, toplumsal muhalefetten, uluslararası örgütlerden insanlar Suruç sınıra dayanışmaya gidiyor. Kobanê’den Türkiye’ye geçenlerin direnişe güç vermek için geri döndüklerini, Türkiye’den yüzlerce kişinin IŞİD’ karşı savaşmak için sınırı geçmeye çalıştığını ve T.C. devletinin sınırda nöbet tutan veya sınırı geçmeye çalışanlara gaz bombaları attığını da medyadan değil ancak dayanışmaya gidenlerin kamuoyuna yaptığı açıklamalarla öğrenebildik. 3 Ekim gecesi Barış İçin Kadın Girişimi’nin (BİKG) çağrısıyla İstanbul’dan 3 otobüs kadın Rojava sınırına gitmek üzere yola çıktık. BİKG’ten, feminist, sosyalist, anarşist gruplardan, Kürt hareketinden, demokratik kitle örgütleri ve sendikalardan kadınlar sınır nöbetine katılmaya, IŞİD çetelerinin ve mühimmatlarının geçişine engel olmaya, tampon bölge planı adı altında köylerin boşaltılmasına karşı çıkmaya, gıda ve eşya desteğinde bulunmaya ve en önemlisi bölge halkı ve iki misli tehdit altında olan kadınlarla dayanışmaya gittik. 4 Ekim günü Suruç girişinde polis tarafından yolumuz kesilse de sınır köylerine ulaşmayı başardık. 4 Ekim gecesi IŞİD’den kaçarken Türk jandarmasının gazlı müdahalesine maruz kalan, hayatını kaybeden ve yaralanan insanlar gördük. IŞİD’in Kobanê merkezine girmeye çalıştığı bu günlerde ABD bombalamalarının görüntüden öteye gitmediğini ve AKP hükümetinin “Kobanê’nin yanındayız” demesine rağmen somut hiçbir adım atmadığını aksine sınırda nöbete katılan veya IŞİD’den kaçanlara yardım etmeye çalışan halka gaz bombalarıyla karşılık verdiğini gördük- yaşadık. Kobanê halkının savaşacak durumda olmayan kesimleri Türkiye’ye geçmeye devam ediyor. Sınırda T.C yetkililerinin çıkardığı sorunları aştıklarında bile evlerini-topraklarını terketmenin acısının yanı sıra yokluk ve yoksunlukla birlikte özellikle gıda ve temizlik malzemesi açısından büyük eksikliklerin yaşandığı bu bölgede kadınlar savaştan erkeklerden iki misli fazla zarar görmeye devam ediyor. 10 yaşlarında hatta daha küçük kız çocukları kardeşlerine baktıkları için adeta bu yaşlarında anne oldular! Kadınlar için yeterli kıyafet, duş veya hijyen ve sağlık için gerekli düzenlemeler yok. Üstelik valilik talimatı ile sınıra en yakın köylerden başlanarak “güvenlik” veya “havan topu düşebilir” gibi gerekçelerle köylülere herhangi bir yer göstermeksizin gazla, panzerle köyler boşaltılıyor. Dolayısıyla bölge halkının ve desteğe gidenlerin yegâne güvencesi dayanışma güçleriyken asker ve polis saldırılarıyla bu dayanışma kırılmaya çalışılıyor. Tüm bu baskı koşullarında bile Rojava devriminin Kuzey Kürdistan’ı da dönüştürmeye başladığına şahit olduk. Suruç köylerinde kurulan komünlerle, ortaklaştırılan karar alma mekanizmalarıyla, nüfusları son 20 günde destekçilerin akını nedeniyle en az beş altı katına çıkan köylerde insanlar bir yandan ekmeklerini paylaşırken diğer yandan asker-polis saldırılarına ve IŞİD’in sızma girişimlerine karşı kendi güvenliklerini örgütlüyorlar. Sınır köylerinde dayanışma büyüdükçe Rojava devriminin etkileri yayılıyor. Tam da bu nedenle AKP Kobanê’nin düşüşünü dayanışmanın kırılmasını hızlandırmaya çalışıyor. Türkiye’nin Suruç sınırında ve Kobanê’de yaşananlar “çözüm süreci”ni açıktan tehlikeye atıyor. Artık ne Türkiye sınırı içerisindeki halkların var ne de T.C. sınırlarnın ötesinde barışın güvencesi söz konusu. Ancak Kobanê’de ve Türkiye’de YPG, YPJ ve halk direniyor. Her gün Rojava'da kadınlar topraklarının işgaline, kimliklerinin, yaşam haklarının ihlaline karşı silahlanıp IŞİD ile savaşıyorlar. YPJ safında direnen kadınlar bu mücadelenin kadınların kendi özgürlük mücadelesi olduğunu söylüyorlar. Kadınlar YPJ saflarında tüm Ortadoğulu kadınlar için mücadele ediyor. IŞİD saflarında gerçekleştirdikleri feda eylemleriyle bu mücadeleyi ölümüne sürdüren Arin Mirkan gibi YPJ savaşçıları tüm Ortadoğu’da kadınların direnişine güç katıyorlar. Bu üç günlük kısa dayanışma ziyaretimizden sonra Türkiye kamuoyuna barışın ne kadar elzem olduğunu söylemeye ısrarla devam edeceğiz çünkü 90’lı yıllara benzer uygulamaların yeniden hayata geçmeye başladığını örneğin sınır köylerinin asker polis saldırılarıyla boşaltılmaya çalışıldığını gördük. 6 Ekim akşamı itibarıyla IŞİD’in geri püskürtülmüş olsa bile Kobane’nin merkezine girmeye çalışması üzerine Kürt hareketinin yaptığı çağrı ile Türkiye’de Kobane ile dayanışmak için sokaklara dökülen insanlara AKP hükümetinin yine polisle askerle, gazla suyla saldırdığını tüm dünya gördü. Gelinen noktada biz kadınlar sesimizi Kürt halkının sesine katarak Böyle Barış Olmaz diyoruz ve tüm kadınları Kobane direnişiyle ve Kobane’de direnen kadınlarla dayanışmaya çağırıyoruz! Kobanê halkı yalnız değildir! Kobane direndikçe Rojava devrimi yayılıyor, Kobane direndikçe kadın dayanışması sınırları aşıyor! Yaşasın kadın dayanışması Biji Berxwedana Kobane Biji Berxwedana Jinen 7 Ekim 2014 . İmzalar: Barış için Kadın Girişimi Anarşist Kadınlar Bağımsız kadınlar Başak Kültür ve Sanat Vakfı Demokratik Özgür Kadın Hareketi Emek Partili kadınlar Gökkuşağı Kadın Derneği Halkevci Kadınlar HDK-HDP Kadın Meclisleri İmece Kadın Dayanışma Derneği ve İmece Ev İşçileri Sendikası İnsan Hakları Derneği Kadın Komisyonu İstanbul Feminist Kolektif Kadın Emeği Kolektifi KESK'li Kadınlar Maira Kadın Derneği Sosyalist Demokrasi Partisi'nden Kadınlar Sosyalist Feminist Kolektif Sosyalist Kadın Meclisleri Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Kadın Meclisi Yapı Yol Sen'den kadınlar 78’liler Federasyonundan kadınlar

Bu haber 1306 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Katıldıklarımız

Ortak Çağrı: Sur’daki Çocuklar için Koridor Açın-

Ortak Çağrı: Sur’daki Çocuklar için Koridor Açın- Çocuklar İçin Barış Hemen Şimdi Girişimi Sur’da sokağa çıkma yasağı olan yerde kalan çocukların dışarı çıkarılmalar...

8 mart'ta Kadınlar ‘Yaşamdan yanayız, hayatlarımızı savunuyoruz’ dedi-2016

8 mart'ta Kadınlar ‘Yaşamdan yanayız, hayatlarımızı savunuyoruz’ dedi-2016 "Geçen 8 Mart’tan bu yana ülkenin ve bölgenin sürüklendiği savaş ortamında, artan nefret ve kutuplaşmaya karşı biz ...


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi