Barış İçin Kadınlar
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR KAMPANYALAR SİTENE EKLE RSS İLETİŞİM KÜTÜPHANE

EN ÇOK OKUNANLAR

kadınlar bugün ist. kadıköy'de yaşamdan yanayız mitingi yaptı. 31 0cak 2016

kadınlar bugün ist. kadıköy'de yaşamdan yanayız mitingi yaptı. 31 0cak 2016

Tarih 31 Ocak 2016, 21:10 Editör

ölümden değil yaşamdan yanayız diyen kadınlar oturma eyleminde ellerinde “Barışa 1000 kadın”, “Ölümden değil, yaşamdan yanayız” ve “Barış ve hakikat hakkımızı savunuyoruz” yazan dövizler taşıdılar.

Kadınlar bugün BARIŞ için biraraya geldi 31 Ocak 2016,Pazar, Saat 13:00’te ölümden değil #yaşamdanyanayız diyen ve Kadıköy’de hep birlikte oturma eylemine başlayan kadınlar; ellerinde “Barışa 1000 kadın”, “Ölümden değil, yaşamdan yanayız” ve “Barış ve hakikat hakkımızı savunuyoruz” yazan dövizler taşıdılar... Başka bayrak,döviz, flama getirmeyen kadınlar, "beyazlarımızla barış diyebilmek için getirdiğimiz beyaz tülbentleri tüm kadınlara dağıtacağız." dediler. 31 OCAK #BARIŞA1000KADIN Basın Metni Savaş ve ölüm her yanımızı sardı, tanığız. Bazı şehirlerde katliam hali, abluka, süren sokağa çıkma yasakları, zorunlu göç… Bazı şehirlerde yalnızca barıştan söz ettiği için, devlete ‘bu savaşı durdur’ dediği için suçlu ilan edilenler... ‘Çocuklar ölmesin’ dediği için terörist ilan edilenler, tehdit edilenler, artan şiddet, artan nefret… Barış içinde yaşamıyoruz, güvende ve özgürce nefes alamıyoruz. Temmuz’dan bu yana sadece ve sadece ölü bedenlere yapılanlar bile bu savaşın vahşetini ve acımasızlığını gösterdi, gösteriyor bize. Öldürüldükten sonra çırılçıplak soyulan Ekin Wan, bedeni sürüklenen Hacı Birlik, ölü bedeni bir hafta sokak ortasında kalan Taybet İnan, kokmasın diye annesi tarafından buz dolabına konan Cemile çocuk... Bu savaşta tanık olduklarımız bizlere, biz kadınlara, tekrar ve tekrar bu savaşa, bu baskıya, bu suça rızamız yok dedirtiyor. Yalnızca Cizre’de son bir haftada neler yaşandı? Kadınlar olarak, Eylül ayında “zılgıtlarımızı zılgıtlarınıza katmaya geldik,” diyerek gittiğimiz Cizre’de neler oluyor? Bugün bizi evlerinde ağırlayan kadınların çoğu, ateş altında kalan evlerini terk etmek zorunda kaldılar. Hem de hiç istemeden, hem de kalmak için direnmelerine rağmen... 3 gün önce Cumhurbaşkanlığı’nın onayıyla Cizre’de 7 karakolun daha yapılması kararlaştırıldı – 120.000’lik nüfustan 110.000’ini göç etmek zorunda bırakıldıktan sonra... İnsanların yaşam alanlarını böylesine ele geçirmenin ‘güvenlik’le alakası olamaz, biliyoruz. Güvenlikten karakol değil, birlikte yaşam inşa etmeyi anlayan bizler, buna rızamız yok diyoruz. Biz Cizre’yi biliyoruz. İnsansızlaştırıldıktan, harabe haline getirildikten sonra, devletin silahları altında yeniden kurulması planlanan ve bu şekilde Şırnak’ın merkezi yapılmak istenen bir Cizre’ye rızamız yok. Savaş birçok yerde olanca ağırlığıyla sürüyor. Bu yerlerden yalnızca birinde, Cizre’de son 6 ay içinde toplam 5 kez sokağa sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Son yasak 48 gündür sürüyor. 48 gündür Cizre’de ateş var, bomba var. Su yok, elektrik yok. Çocukların oyunları, kadınların kapı önü sohbetleri yok. Ölüm var Cizre'de. Cizre’de son 1,5 ayda 69 kişi hayatını kaybetti. Son bir haftada olanlara ise inanmak istemiyor insan. 23 Ocak’ta bir eve havan topu isabet ediyor. Ve bir kısmı ağır, çoğu yaralı 28 kişinin evin bodrumunda olduğu bilgisi geliyor. Bu bilgi ambülans istemiyle devlet yetkililerine bildiriliyor. Ambülans isteniyor. Sadece Ambülans. Adres bildiriliyor. Ev ateş altında kalmaya devam ediyor, kuşatılıyor. Evin 2. ve 3. katları çöküyor. Yaralıların kanları yastıkların içinden çıkarılan pamuklarla durdurulmaya çalışılıyor. Su yok, ekmek yok. Günler geçiyor. Sırayla ölüm haberleri geliyor. Her gün bir kişi yaşamını yitiriyor. 7 kişi ambülans gitmediği için göz göre göre öldürülüyor. Milletvekilleri açlık grevi yapıyor. Dünyaya duyuruluyor bu durum. Kamera kayıtlarına rağmen farklı bilgiler yayılmaya devam ediyor. Peki hakikat ne? Biz bu hakikate nasıl ulaşırız? Ambülans istendiği halde kan kaybından ölen insanların ölümünden sorumlu kim? Neden milletvekillerinin geçişine izin verilmiyor? Neden bağımsız heyetler devreye sokulmuyor? Neden İçişleri Bakanlığı’nın geç de olsa gelen talimatının gereği yerine getirilmiyor ve ambülans gönderilmiyor? Hatta Belediye’nin ambülans göndermesine üzerine anlaşma yaptıktan sonra Özel Harekat Timleri “Yemişim Bakanlığı” diyebiliyor? Neden? Neden? Neden? Nasıl oluyor da İçişleri Bakanlığı’yla bir anlaşmaya vardıktan sonra hala ambülans gönderilmiyor? Verilen sözlerin bu kadar mı değeri yok gerçekten? Bunca yalan içinde barış için müzakere nasıl yapılır? Sadece bu yaşanan bile bize hakikat hakkımızın barış için vazgeçilmez olduğunu gösteriyor. Barış hakkımızın, ama gerçek ve adil bir barışa hakkımızın yaşam için, gelecek için gerekli olduğunu gösteriyor. Hakikatin tartışılabildiği bir ortamda, güvenin tesis edilebildiği bir ortamda, üçüncü gözün de mutlaka bulunduğu müzakerenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor! Bizler ölümden değil, yaşamdan yanayız! Bir kişinin daha ölümüne tahammülümüz yok. Artık tek bir genç, yaşlı, çocuk, bebek, asker, polis gerilla, direnişçi, kadın, erkek ölmesin diye barış diyoruz, hakikat diyoruz, müzakere diyoruz. Ölümlerin durması hepimizin adil, eşit, özgür yaşayabildiği bir düzende, barışla mümkün, biliyoruz. Bu nedenle silahların değil tarafların konuştuğu, tarafların birbirine güvenebildiği ve kadınların da parçası olduğu bir müzakere sürecine ihtiyacımız var. Bu ülkeyi yönetenlerin sorumluluğu, görevi barış koşullarını hazırlamaktır, hakikati ve barışı elimizden almak değil! Barış sözünün kendisini yasaklamak istiyorlar. Biz kadınlar, Pakize, Sêvê ve Fatma gibi siyaset yapan kadınların hedef gözetilerek öldürüldüğü bu ortamda inadına barış demeye, barışın ve hakikatin peşinde olmaya devam edeceğiz. Tekrar ediyoruz: Cizre’de savaş varken İstanbul’da barış olmaz. Barış, barış, barış.. Barış için ısrar ediyoruz! Tüm kadınları 6 şubat cumartesi günü Diyarbakır’a barış nöbetine katılmaya çağırıyoruz. “Ölümden Değil, Yaşamdan Yanayız! Barış ve Hakikat Hakkımızı Savunuyoruz.” Kampanyası

Bu haber 789 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

savaş yeniden başladı yazık ki. haziran 2015

Esmeray ve RitimKolektif Sur, Cizre, Silopi için sahnede.

Esmeray ve RitimKolektif Sur, Cizre, Silopi için sahnede. her yaşama bir oda kampanyası çerçevesinde Esmeray ve RitimKolektif Sur, Cizre, Silopi için sahnede.

bikg idil' e tencere ve tabak gönderdi.

bikg idil' e tencere ve tabak gönderdi. bikg her yaşama bir oda kampanyası çerçevesinde idil' e 1000 tencere ve 300 tabak, kaşık, çatal takımı yolladı.


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi